OTOPARK ALANLARINDAN PARA KAZANMAK #13

Özellikle İstanbul gibi mega kentlerimizde otopark büyük sorundur. Gideceğimiz yerlerde otopark yeri bulmak büyük sorundur. Kadıköy, Şişli, Beşiktaş gibi bölgelere yapacağınız seyahatler eminim ki sizinde gözünüzü korkutuyordur.

justpark ile ilgili görsel sonucu

Gözünüzde şöyle bir canlandırın. Bir mobil uygulama yapsanız, insanlar gidecekleri bölgeyi girseler ve önlerine oraya yakın park yerleri çıksa, ücretlere bakıp ödeme yapsalar ve sadece gidip arabalarını park etseler. Park yeri aramak için deli gibi turlamak yok, trafik cezası yok, hoşunuza giderdi değil mi?

İlgili resim

Böyle bir iş fikrini iş modeli haline getirirken park yerlerini nereden bulacaksınız? Çalışan insanların arabalarını park ettikleri yerleri onlar işteyken yani tüm gün boş duruyor, tatile gidenlerin otoparkları tatil süresince boş duruyor, yoğun olmayan otoparklarda çoğu zaman boş yer bulunuyor. Bu insanlar sitenize kayıt olup  müşteri istedikleri zamanlarda uygun olduklarını belirtebilirler. Bir çok apartman yönetimini sabahtan akşama boş duran otoparklarından apartman giderlerine katkı sağlamak için ikna edebilirsiniz. Otellerin otoparkları çoğu zaman boş, onları ikna edebilirsiniz. Yaratıcı olun, çok yol bulacaksınız.

justpark ile ilgili görsel sonucu

https://www.justpark.com ve http://www.parkingspots.com sitelerine girip incelerseniz, bu işi iyi yapan iki şirketin var olduğunu göreceksiniz.

Paylaşma ekonomisi artık büyüyor, gelişiyor. Park yerimizi paylaşmak fikrini diğer alanlara da yayabilirsiniz.

Bir işin neden olmayacağına değil nasıl yapılacağına yoğunlaşırsanız yapılamayacak iş yok. Hangimiz 1980’ler de çeşmemizden içilebilecek su akarken ve hatta bedava iken ( su faturası yoktu o zamanlar ) damacana ile su alacağını hayal ederdi. Ben 1992’de Starbucks benzeri cafe dükkanları açmak için iş adamlarını ikna etmek istediğimde bana ” Türkler çay içer, kahve içmez ” demişlerdi. Bu günü düşününce ne komik değil mi? Çoğu Türk iş adamı müşteri adına düşünür, onlar adına Empati yapıyorum diye karar verir. Hiç bir pazar araştırması yapmadan gelen fikirlere ” Hayır ” der. Bazıları da girişimci olur ve çok başarılı olur.

Balık avlarken oltanın ucuna kendimiz çok seviyoruz diye pasta değil balıkların sevdiği solucan koyalım.

 

KAPALI ALANDA-KONTEYNER’DA TARIM #12

İşte önü müthiş açık bir iş önerim. Kapalı alanlarda tarım, tüm yıl boyunca size yeşillik üretme fırsatınında %86.7 daha az su, %30 daha az elektrik, %50 daha az iş gücü, toplamda %30 işletme giderlerinde tasarruf etme şansı veriyor.

http://spread.co.jp/en sitesini incelediğinizde bu Japon firmasının 2868 m2 kapalı alanı olan 15.94 m yüksekliği olan binada günde 21.000 adet marul yani yılda 7.7 milyon adet marulu ürettiğini görürsünüz.

Sistem LED aydınlatma ile kapalı alanlarda üretime izin veriyor. Ayrıca https://agfundernews.com/will-2017-bring-indoor-ag.html  sitesine’de bakın. Böylece bizden çok küçük toprakları olan ülkelerin nasıl bu kadar büyük tarım ülkeleri olduğunu anlarsınız.

İlgili resim

Bu iş fikri çok daha küçük boyutlarda size para kazandırabilir. Örneğin konteyner’lara bu sistemi kurabilir ve aynı tavuk eti firmaları gibi çiftçilere dağıtabilir ve belli bir paradan onlardan satın alıp, kendi markanızı oluşturup, ürünlerinizi yüksek karlar ile satabilirsiniz. Büyük lokanta ve otellere konteyner’ları anahtar teslim satabilirsiniz. http://www.squarerootsgrow.com ve www.freshboxfarms.com sitelerine bakın.

İhracat ise başka bir yol. Size bu sistemi öğretecek, kuracak şirketlerin referansları ile dünyanın her ülkesine ihracat yapabilirsiniz. Bir gemiyi bu sistem ile kapalı tarım alanı haline getirip dünyanın öbür ucuna giderken yolda üretim yapabilirsiniz.

İlgili resim

Düz çatılı yüksek binaların tepelerine konteyner satabilirsiniz, apartman giderlerine katlı olur veya apartman sakinleri taze yeşillik yer. Okullara ve fabrikalara satabilirsiniz. Ucu tamamen açık bir iş fikri.

indoor ag ile ilgili görsel sonucu

Yukarıda ki gibi bir konteyner’da 21 günde, 45 kilo yeşilliği ( marul, maydonoz, tere, nane ….) 11 m2 kapalı alanda LED ışığı altında yetiştirmenizi sağlayacak bir sistem.

indoor ag ile ilgili görsel sonucu

Dünyayı araştıran, yenilikleri araştıranlar için para kazanmak, mavi okyanuslar bulmak hala çok zor değil. Cesaretli olun, başarı sizi bulacaktır. Ben daha bir çok müthiş iş fikri buldum ve bazılarını sizinle paylaşmaktan çok mutlu oluyorum.

POSTA KARTI İŞİNDEN PARA KAZANIN #11

Günümüzde posta kartı yerini mesajlar, e-mailler, uygulamalardan, cepten kutlamalar aldı. Peki posta kartından para kazanan bir iş modeli yaratamaz mısınız? Tabi ki yaratabilirsiniz.

touch note ile ilgili görsel sonucu

Müşterilerin üç seçeneği var.

1- Posta kartı.

2- Masa üstü çerçeve.

3- Duvar için poster.

Uygulamayı indiriyorsunuz, resminizi yüklüyorsunuz, yazdırmak istediğiniz notunuzu yazıp göndereceğiniz adresi ekleyip ödemeyi yapıyorsunuz. Bu kadar ve sevdiklerinize harika bir hediye yola çıkıyor.

İlgili resim

Bu işin güzel tarafı Türkiye çapında hatta dünya çapında bir iş kurabilirsiniz. Kendinize ait bir yere bile ihtiyaç yok. Belli bölgelerde ki kırtasiyeler ile anlaşın, müşterilerinizden gelen siparişleri oralarda hazırlatın. Önceden verdiğiniz kurumsal malzemeleri kullansınlar ve zarfınız ile sizin anlaştığınız  kargoya versinler. Siz sadece iş planınızı kurun ve başarılı işinizi inşa edin.

İlgili resim

https://www.touchnote.com sitesini inceleyin, onlar 2008 yılından bu yana 9 milyon kart göndermişler. İşe başlarken tüm tanıdıkları ” saçmalamayın, artık facebook var, posta kartını kim gönderir ki ” demiş. Ne kadar tanıdık geliyor değil mi? Yapan, bu işin kurucuları gibi başarır, yapmayıp konuşanlar ise, sizin niçin yapamayacağınızın nedenlerini söyler. Onları dinlemezseniz sizde başarırsınız.

SUDAN PARA KAZANIN #10

Bir gün yaparım diye kendime ayırdığım iş fikirleri hariç diğer yüzlerce iş fikrini paylaşmaya devam ediyorum.

Özellikle büyük şehirlerde dışarıda geçirdiğiniz bir günde çevrenize bakın ve en çok neyin satıldığına dikkat edin. En çok satılan şey SU dur. Ayrıca PET şişeler yüzünden yaşanılan çevre kirliliği de cabası.

Peki ufak şişe suya 1 TL vermekten bıkmadınız mı? Yada 50 kuruş kar etmek için marketlerde sıra beklemeye. Yanınızda taşısanız ısınıyor ve yazın içilmez oluyor.

Bu fikrim için http://www.reefill.com sitesini inceleyin. Sudan para kazanıyorlar. Uygulamaları bizimde yapabileceğimiz kadar basit ve karlı.

Şehrin belli yerlerine su sebilleri koyuyorlar, cep uygulamasını indiriyorsunuz, ayda 1.99 USD ödüyorsunuz, cep uygulamasında size en yakın makineyi buluyorsunuz ve cep telefonunuzda barkodu makineye okutturuyorsunuz. Yanınızda taşıdığınız şişe veya termosunuz ile suyunuzu dolduruyorsunuz. Afiyet olsun. Ayrıca PET şişe kullanımını azaltacak bir iş yaparak, çevre temizliğine de katkı sağlamış oluyorsunuz.

Bu fikri başka içecekler içinde düşünebilirsiniz. IKEA Türkiye’ye ilk geldiğinde cola için bir bardak al, sonra bedava devam et uygulamasını çıkardığında bir çoğumuz bu iş olmaz, müşteriler akşama kadar içer, bu uygulamaya IKEA son verir demiştik. IKEA belki de yemek bölümünden mobilyaya göre daha fazla kar ediyor. Denemeden bilemezsiniz.

ASKERİ SPOR EĞİTİMİ #9

Askerlere baktığınızda özellikle de muharip yani savaşabilen askerlere, hepsininde çakı gibi fit olduğunu görürsünüz. Bunun nedeni aldıkları eğitim ve günlük olarak yaptıkları spora benzeyen antremanlardır. En güzel tarafı da bu eğitimlerin çoğunlukla açık alanda yapılması.

britmilfit ile ilgili görsel sonucu

Peki bu eğitimi almak isteyecek ve kapalı bir spor salonu yerine açık alanda, tabiatta bunu yapmak isteyecek yeterli kişi var mıdır? Tabi ki vardır, merak etmeyin.

Tek yapmanız gereken inşa edin, onlar gelecektir.

britmilfit ile ilgili görsel sonucu

Bu sıralar askerler içinde bu eğitimci bulmak çok zor olmayacaktır. İlk başlangıçta odaklanacağınız şey merkez işiniz, şubeleşme sonra gelir. Eğitim vereceğiniz yeri bulun, ( şehir dışı bir orman ve bazen hafta içi için şehir içi bir halı saha ) şirketinizi kurun, eğitimcinizi bulun ( o diğer eğitimcileri bulacak veya yetiştirecektir ) minibüs gerekli, kötü havalar için bir kapalı spor sahası ayarlayın, öğlen yemeği için kumanyaları hazırlayacak bir catering firması, giyecekleri temizlemek için çamaşırcı ( ilk başta evde de yıkayabilirsiniz), iyi bir web sitesi ve web üzerinde iyi SEO hizmeti önemli ve başlayın, başarı gelecektir.

İlgili resim

Öğle yemeği için kumanya çok önemli, insanımız karnı doyunca hatalarınıza fazla takılmaz. Bu işte ilk başlangıç noktası çok önemli. Temelinizi sağlam kurun, bayiniz olmak isteyenler çok olacaktır. Herkes oyun oynamayı sever, bir şeyin parçası olmayı.

https://www.britmilfit.com sitesine girerek İngiltere’de başarılı bir uygulamayı inceleyebilirsiniz.  Kolay gelsin.

ASANSÖRLERİ GÜZELLEŞTİRİP PARA KAZANIN #8

Nerede ise kullanmadığım asansör kalmadı ve çoğu gerçekten sıkıcı. Oysa müşteri ile ilk iletişimi kurduğunuz yerlerin başında gelir asansörler. Peki asansör imal etmiyorsanız, bu işten nasıl para kazanan bir işletme yaratırsınız.

elevision ile ilgili görsel sonucu

 

http://www.elevision.nl sitesine baktığınızda, inovasyon yapıp para kazanan bir fikir göreceksiniz. Bu sitede ki video çok güzel şekilde sistemi anlatıyor, seyredince işleyişi anlayacaksınız. Asansörün duvarında bir ekran var ve ekranda dünyanın en güzel şehirlerinin resimleri görülüyor. Asansör yukarı çıktıkça veya aşağı indikçe görüntü ona uyumlu hareket ediyor.

Bu fikirden iki yolla para kazanmak mümkün. 1) Bayiliğini aldıktan sonra veya sistemi siz geliştirdikten sonra asansörün bulunduğu Şirketlere, Otellere, AVM’lere, Özel hastanelere… bu sistemi kurarsınız. 2) Bu sistem sizin kalır, yine asansöre kurarsınız, karşılığında öbür duvarlara reklam yerleştirme hakkını ücretsiz alıp, bu yerleri kiralarsınız.

Bir iş fikri güzel olsa da iş planınız yoksa para kazanamazsınız. Yada tam tersi, kulağınıza ilk geldiğinde saçma sandığınız fikir iyi bir iş planı ile para şelalesi haline gelebilir.

 

FARKLI BİR TOPTANCI OLUN #7

Toptancılık yenilik yapılmayan sektörlerden biridir. Mümkün olduğu kadar güçlü bir firmanın dağıtımını alırsınız, kamyonlar kiralarsınız, elemanlar işe alırsınız ve perakende noktalara gidip onların ürün ihtiyaçlarını karşılarsınız. Güçlü firmalar hiç bir zaman sizin çok para kazanmanıza izin vermezler. Zaten tek firmada sizi doyurmaz. O zaman her şeyi satan toptancı olabilirsiniz. O zamanda üretici firmalar sizi çok ciddiye almaz ve yüksek iskontolu alımlar yapıp çok kar edemezsiniz.

http://www.palmerharvey.co.uk/ sitesine bakıp İngiltere’nin en büyük gıda toptancısı Palmer and Harvey’in neleri farklı yaptığını inceleyin.

1- Perakendecilere barkod tarayıcısı veriyor. Bu tarayıcı ile 1500 farklı ürün için broşüründe ki veya ürünün üzerindeki veya rafın üzerindeki barkodları tarayarak bilgisayarınız üzerinden kolayca sipariş verebiliyorsunuz.

palmer and harvey barcode scanner ile ilgili görsel sonucu

 

2- Dağıtım kamyonlarının üzerine kayıp insanların bilgilerini koyuyor ve yerel halkın sevgisini kazanıyor. (CARREFOUR, BİM, MİGROS, A101 gibi zincir marketlere ve lojistik firmalarına duyurulur)

palmerharvey ile ilgili görsel sonucu

3- Çıkardığı broşür ile perakende noktaları eğiterek, onların satışlarını ve karlarını arttırmasına yardımcı oluyor.

palmerharvey ile ilgili görsel sonucu

4- Uygun yol rotalarında tırlara ek dorse bağlayarak lojistik maliyetini düşürüyor. 2 ayrı noktaya sevkiyat yaparken ek dorseyi ilk noktada bırakıp siz diğer noktaya malı götürürken o dorse boşalır. Siz dönerken boş dorseyi alıp devam edersiniz.

palmerharvey ile ilgili görsel sonucu

Bir toptancı işi yaparken bile kendimizi diğerlerinden farklılaştırabiliriz. İşe yarar fark, yüksek kardır.

Bu fikirler sadece gıda toptancılarına değil, tüm toptancılara uygundur.